13 Kasım 2013 Çarşamba

Google mı Glass?

Geçenlerde Eskişehir’de Google Developer günleri gerçekleşti. Birbirinden değerli konuşmacıların eşsiz tecrübelerini dinleme fırsatı buldum ben de tüm Eskişehir’li yazılım-severlerle birlikte. GDG’deydik evet, çok güzel şeyler de dinledik evet ama aklımızda en çok sevgili Chris’in bize tattırdığı Google Glass tecrübesi kaldı. Teknik terimlere girmeden bizzat denediğim bu yeni teknolojiyi sizlerle paylaşmak ve bu konudaki merakı birazcık azaltmak istiyorum.
GDG’ de bizlere bu teknolojiyi tanıtan Chris Microsoft San Fransisco’da Joystick departmanında Proje Yöneticisiymiş ve Google Glass’ın testerlarından bir tanesi kendisi. Peki, neymiş Cerencim bu Google Glass derseniz renkli resimli anlatıyorum şimdi sizlere.



Resimde de gördüğünüz gibi sağ tarafında küçük bir ekranı bulunan camsız bir gözlük kendisi. Yine sağ tarafında bir kontrol pad’i bulunuyor ve buradan ekrandaki görüntüye zoom yapma, ekranı kaydırma gibi aktiviteleri yapabiliyorsunuz. Ayrıca sesli komutlarla da Google.com’dan arama yapmanız ya da browser’ı açmanız mümkün, yani en azından ben bunları denedim oldukça başarılı bu konuda. Bir diğer özelliği de video çekmesi, Chris’in gösterdiği videolardan anladığım kadarıyla görüntü kalitesi oldukça yüksek, tam olarak kaç dakika çekebiliyor emin olmasam da bu konuda iddialı olduklarını söyleyebilirim. Ayrıca titreşim teknolojisiyle (yani dışarıya neredeyse hiç ses vermeden sadece sizin duyabileceğiniz bir desibelde) müzik dinleyebiliyorsunuz. Android işletim sistemine sahip bu sayede şimdiden Google Glass için birkaç uygulama da geliştirebilirsiniz, emülatörleri mevcut imiş. Hatta San Fransisco’da bu yıl ilk kez Glass Hackathon düzenlenmiş ve burada da sdk’lar tanıtılmış. Bluetooth ve wifi özellikleri de mevcut ek olarak. 

Chris’in en sevdiğim özelliklerinden biri de eksilerini de teker teker belirtmesi. İlk ve en sevmediğim eksi tarafı ısınma problemi, Chris’in cilt yanığı da bunun kanıtı sanıyorum ki. Denerken sevmediğim ve alışamadığım bir eksi yanı da ekranın çok çok küçük olması, gözü bozuk olan benim gibi insanlar için ekranda çıkan minicik yazıları okumak oldukça güç, gözlük üzerine gözlük takarak bunun önüne geçilebilir tabi ama o da oldukça çirkin bir görüntüye sebebiyet veriyor. Bir de şarj problemi var, kocaman bir bataryayı elinizde taşımak zorundasınız uzun süreli kullanımda. Chris’in de bilmediği daha pek çok özelliği varmış bu son teknoloji gözlüğün ama kullanabilmek için baya hareket ezberlemek gerekiyor. Özellikle pad kullanımı için bu hareketleri öğrenemezseniz sayfayı aşağı kaydırayım derken siz de benim gibi sayfaya zoom yapabilir ya da Glass’ı tamamen kapatabilirsiniz.

Son olarak Amerika’da Şubat ayından beri bazı developerlar tarafından denenen bu gözlük her ne kadar 2014 Mayıs ayında piyasaya sürülecekmiş gibi gözükse de özellikle Türkiye’de çıkması için daha çok beklememiz gerekecek. Deneyimlediğim kadarıyla Google Glass kendi alanında çığır açan ama şu an için çok da kullanışlı olmayan bir aksesuar. Kullanır mıyım? Sanırım hayır… Resimden de anlaşıldığı üzere bana hiç yakışmayan bir aksesuar kendisi :)

Görüşmek dileğiyle.

Ceren AKSU

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sabaha kadar açığız!

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...